İçerik

Kazanan Yalnızdır – Paulo Coelho

Kazananlar Yalnızdır

Geçenlerde bitirdiğim bu kitaptan bahsetmek istiyorum. Coelho’nun yazdıkları bende nedense ya bir solukta okunacak ya da elinde haftalarca sürünecek ağır kitap havası yaratıyor. Genelde bir yazarı seversem bütün kitapları aynı etkiyi yaratır bende. Sonuçta bir tarzı var ve bu tarzı devam ettiriyor. Ama Coelho’ya gelince iş değişiyor. Bu kitapta o bir solukta okunacak kitaplar arasında yer alıyor. Eğer orjinal kitap alıyorsanız emin olun her kuruşuna değecek. -ben kitabı satın almadım bu arada :) -

Kitapta anlatılan olay(lar) 1 günde, 1 şehirde, 1 insanın neler değiştirebileceğine yönelik bir kurguya sahip. Şöyle bir varsayımda bulunsak yanılmış olmayız sanıyorum: Eğer ufacık bir taşın yerini azıcıkta olsa değiştirirsek, bütün dünyanın geleceğini değiştirmiş oluruz. Çünkü bütün olaylar birbirine zincirleme bağlı diğer olaylardan meydana gelir. Kazananlar Yalnızdır’da da kahramanımız İgor “hastalıklı” mantığıyla aldığı her kararla dünyaları yokediyor ve diğer dünyaların geleceğini değiştiriyor.

Babel, 21 gram, Amores Perros gibi filmlerin usta yönetmeni İnarittu‘nun kullandığı olay kurgusunu bu romanda da buluyoruz. Farklı farklı hayatlar, bir gün içerisinde, kendi devinimleri içerisinde akarken bir şekilde hepsi İgor’la kesişiyor. Sovyet-Afgan savaşlarından kalma eski bir asker, yeni Rusya’nın vahşi kapitalizminde mücadele eden vahşi bir kapitalist olan İgor içini kaplayan karanlık düşüncelerle yolunun kesiştiği bu insanların hayatlarına teker teker son veriyor. Cannes kentinde hemde festivalin olduğu dönemde bir anda ortaya çıkan ve ortadan kaybolan bir seri katil rolüne bürünüyor. Amacı bu olmasada, öyle olmayı hiç istemesede (belki bir çok seri katil gibi) kendini bu rolün içinde buluyor ve başarısızlığa alışmamış bu adam bu rolünde hakkını ödemeye çalışıyor.

Son zamanlarda okuduğum en ilginç kitap diyemem belki ama, elinizin altına gelmişken okumadan geçmeyin diyebileceğim bir roman. Kitapçı kitapçı aramayın ama görürseniz alın :)

Kategori: Kitap | Yorum Yok | Yazar:Mert | February 22nd, 2010

 

Kız Kulesi’indeki Kızılderili – Sunay Akın

Kız Kulesi Kızılderili

Bana göre ülkemizin en iyi hikaye anlatan insanı Sunay Akın. Hani sabaha kadar anlatsa, zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız. Hikayeleri birleştirir, masalsı hale getirir, gerçekten de çok uzaklaşmaz ama, sadece hissiyat açısından yaklaşır masala. Henüz hiç bir gösterisine gidemedim ama fırsat buldukça televizyondan takip etmeye çalışıyorum ve aldığım kitaplarını tekrar tekrar okuyorum şimdilik.

Akın bu kitabında topraklarını paylaştıkları için katledilen ve buna rağmen holivud tarafından vahşi, ilkel, barbar ilan edilen bir toplumu anlatıyor bize. Kızılderilileri. Bunu anatırken onlara yapılan haksızlığın asıl barbarlık olduğundan bahsederken buna göz yuman bizlerinde vicdanını yokluyor bir nebze.

(more…)

Kategori: Kitap | Yorum Yok | Yazar:Mert | June 5th, 2009

 

Amat – İhsan Oktay Anar

İhsan Oktay Anar Amat

Ülkemizde sıkça rastladığımız kitaplardan birisi değil Amat. Osmanlı dönemine ait bir çok tarih kitabımızın olmasına rağmen o döneme ait çok fazla romanımız yok ne yazık ki. Bu tarz romanlar akademik olarak araştırma yapanların dışındaki insanlarında Osmanlı dönemini daha kolay anlamasını sağlayacak şeylerden birisi aslında. Malesef tarihi roman yazmak gerçekten zor bir iş. İhsan Oktay Anar ise bu işi hakkıyla yapan az sayıdaki insandan birisi. Yazdığı bir çok kitap Osmanlı dönemine ait ve bize o dönemin atmosferini solutan, birer bilgi deposu. Bu güne kadar çok bilininen bir isim olmasada üniversitelerde Puslu Kıtalar Atlası adlı romanının zorunlu okuma kitabı olmasından sonra gün yüzüne çıkmaya başladı. Hatta geçtiğimiz günlerde İstanbul Santralistanbulda İhsan Oktay Anar Sempozyumu gerçekleşti. İlgili Habere burdan ulaşabilirsiniz.

Yazar verdiği yedi yıllık bir aradan sonra Amat’ı çıkarttığında, yapıt uzun süre en çok satanlar listesinde yer aldı. Halen de gittiğim bir çok kitapçıda gözüme ilk çarpan kitaplar arasında yer alıyor. Amat’ta Osmanlı dönemindeki denizciler ve korsanlar konu alınmış. Amat ise hikayemizin geçtiği geminin adı. Kitabın dili yazarın diğer kitaplarında olduğu biraz ağır olsada, olayların akıcılığı içerisinde bu ağırlıktan kurtuluyorsunuz. Bizim ülkemizde, bizim tarihimizde neden fantastik, tarihi kitaplar hikayelere sık rastlayamıyoruz diyenler, (more…)

Kategori: Kitap | Yorum Yok | Yazar:Mert | June 2nd, 2009

 

Annem Belkıs – Gündüz Vassaf

Annem Belkıs

Gündüz Vassaf’ın okuduğum tüm kitaplarından bahsetmek istiyorum aslında. Adama takıntılı gibi de görünmek istemiyorum ama :) Vassaf gerçekten kendini çok iyi yetiştirmiş yazarlarımızdan birisi. Totaliter sistem hakkındaki çarpıcı ve iğneleyici tarzı soğuk hava gibi çarpıyor insanın yüzüne. Annem Belkıs kitabını ilk elime aldığımda tamamiyle Vassaf’ın nasıl bir aile içinde yetiştiği merakı vardı içimde.

Kitabın geneli Belkıs Hanım’ın ağzından aktarılıyor bize. Gündüz Vassaf içine yalnızca kendi anlatım tarzını katmış anladığım kadarıyla. Bu yüzden bir romandan ziyade Otobiyografik bir kitap havası kazanmış Annem Belkıs.

Özellikle bayanlara şiddetle tavsiye ediyorum bu kitabı edinmelerini. Çünkü Osmanlı karanlığından, bayanlara bakışın çok farklı olduğu öylesine bir dönemde böylesine aydın bir insanın nasıl yetiştiğini şaşkınlıkla okuyacaksınız. Yalnız ülkemizde değil ABD’de bile bir çok alanda ilk olan bir insan. Harward’ın ilk kadın öğrencisi, Türkiye’nin ABD’deki ilk gazetecisi gibi bir çok alanda hem Türk hem de ABD kadınına öncülük etmiş bir insanın hikayesini bulacaksınız kitapta. Ayrıca dönemin belli olaylarına ve tarihi gerçeklere de tanıklık edeceksiniz. (more…)

Kategori: Kitap | Yorum Yok | Yazar:Mert | April 26th, 2009

 

On İki Gezici Öykü – Gabriel Garcia Marquez

On iki gezici öykü

Garcia’nın diğer kitaplarını okuyup tad alanlar için çerez sayılabilecek bir kitaptı bence. Kitapta  isminden de anlaşılabileceği gibi 12 adet öykü yer alıyor. Öyküler çalakalem yazılmış şeyler olmaktan ziyade yıllarca üzerinden geçile geçile yoğrulmuşlar son hallerine.  Arada sıkıcı hikayeler olsa da kitabın genelinde sıkılmadan zaman geçirdim diyebilirim. Özellikle farklı coğrafyaları, kültürleri başarılı bir şekilde tasvir edebilmesi kitabın en öne çıkan özelliğiydi bence.

On İki Gezici Öykü, 1982 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Gabriel García Márquez’in on sekiz yıllık bir zaman diliminde aralıklarla tekrar tekrar kaleme aldığı kısa öyküleri bir araya getiriyor. Yıllar öncesinin gazete notları, senaryo ve TV dizisi taslakları, zamanla García Márquez elinde usta işi, olağandışı birer öyküye dönüşmüş. (more…)

Kategori: Kitap | Yorum Yok | Yazar:Mert | April 26th, 2009

 

Siyah Süt – Elif Şafak

siyah süt

Elif Şafak kitaplarına yıllardır bir önyargım vardı. İsminin popüler olması başka şeylerle gündeme gelmesi bende yazarlığı hakkında olumsuz bir önyargı oluşturmuştu. Bu seneye kadar hiç bir kitabını okumamıştım, ta ki bir arkadaşım “Araf”ı bizim evde bırak ana kadar. Sonra teker teker topladım kitaplarını ve başladım okumaya. Genel olarak farklı kitaplarındaki başkarakterlerinin hepsi yakın özellikler taşıyor. Hepsi entellektüel, aykırı yaşamlar süren insanlar oluyordu. Siyah Süt’ü okuduğumda, ki otobiyografik bir roman, ana karakterlerini kendinden esinlenerek yarattığı izlenimi uyandı bende.

Kitaplarını okuduktan sonra yazarlığı hakkındaki önyargım yıkılsada bu sefer dini öğeler konusunda biraz hayalkırıklığına uğradım. Bu öğeleri kullanmak için sanki olayları zorluyor gibi bir hava var kitaplarında. Bunu sebebi sanırım otobiyografik romanından çıkardığım kadarıyla kendi hayatına da bu dini öğeleri ittire kaktıra sokmasından kaynaklanıyor. (more…)

Kategori: Kitap | Yorum Yok | Yazar:Mert | April 10th, 2009

 

Kökenini Arayan Adam Darwin

darwin

Darwin dendiğinde insanların aklına bizim maymundan türediğimiz saçmalığı gelir. Halbuki Darwin hiç bir eserinde böyle bir şey söylememiş, hiç bir zaman böyle bir sav ortaya atmamıştır. Dönemin kilisesi bilimsel kanıtlara bilimsel cevaplar sunamayacağından kendi saldıracak bir yer aramış, bulamamış ve yaratmıştır.  Özellikle uzun yıllar din eğitimi almış,  İncilde yazanları kanıtlamak için 4 yıllık bir dünya turuna çıkan birisinin geri döndüğünde inanç sisteminin bir aldatmaca olduğunu kanıtlarıyla birlikte ortaya koyması kimsenin beklemediği bir olaydır. Darwin İncil’i doğrulamak için çıktığı yolculuktan dünyanın geleceğini derinden etkileyecek bilimsel bir sonuçla döner.

Etkin Yayınevi’nin Biyografik Roman dizisinin birçoğunu okudum. Geneli üstünkörü yazılmış, akıcılıktan yoksun kitaplardı.  Sadece büyük meraklar sonucu okunmak için yazılmış gibilerdi. Fakat Sedat Memili’nin kaleme aldığı bu eser dizinin diğer kitaplarının aksine oldukça akıcı ve sürükleyici. Memili bir tarih kitabından ziyade roman havasını yakalayabilmiş. (more…)

Kategori: Kitap | Yorum Yok | Yazar:Mert | April 7th, 2009

 

Tarihi Yargılıyorum

Tarihi Yargılıyorum

Bu gün tutulan kayıtlara bize söylenen sayılara ne kadar inanmıyorsak (en azından ben inanmıyorum) geçmişte tutulan kayıtlara, belgelerinde doğruluğuna inanamıyoruz. Devlet erkini elinde tutanlar tarihi istedikleri gibi kaydediyor gelecek nesillere aktarıyorlar.
Düşünün bu gün kendine araştırmacı diyenler google’a girip arattıkları şey ile ilgili çıkan bilgilerin doğruluğuna inanıyorlar. Tarihçiler yalnızca okudukları kitaplar, inceledikleri tarihi kalıtlara dayanarak bize geçmişi sunuyorlar. Buna nasıl güvenebilir nasıl inanabiliriz.

İşte Gündüz Vassaf bu anafikirle yola çıktığı kitabında günümüzü ve doğru kabul ettiğimiz geçmişimizi bize yeniden düşündürürken bizi gelecekte nasıl hatırlayacaklar gibi sorulara da ışık tutuyor.

Ayrıca kitabın ismindeki kelime oyununa da dikkatinizi çekmek istiyorum… (more…)

Kategori: Kitap | Yorum Yok | Yazar:Mert | April 7th, 2009

 

Herkese Merhaba!

Bu yazıyı okuduğunuz andan itibaren sizde, popüler kültürün dayattıkları dışında da alternatiflerinizin olduğunu bilen bir takım kendini bilmez insanın toplandığı bu siteden haberdarsınız demektir. Ne olur ne olmaz arada bir gelin kontrol edin, elinizin altında bulunsun.  Sizi başkalarından farklı kılan tercihleriniz bizi de diğerlerinden farklı kılar umarız…

Kategori: Kitap, Müzik, Sinema | Yorum Yok | Yazar:Floydian | April 2nd, 2009